Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

www.rivarehber.com

Yukarı

Yukarı

Tarih: 29 Haziran 2013 Yorum yok

Riva Deresi için Araştırma Açılmasını istedi

Riva Deresi için Araştırma Açılmasını istedi


 

CHP Grup Başkanvekili M. Akif Hamzaçebi, Riva Deresi ve havzasındaki kirliliğin nedenlerinin, bu kirliliğin doğaya verdikleri zararların tespiti ve bu sorunların çözümü ile bölgenin korunması için gerekli önlemlerin araştırılarak belirlenmesi amacıyla Meclisar araştırması açılmasını istedi.

 

ENDER GÖRÜLEN BİTKİ VE BALIK TÜRLERİ AZALIYOR

CHP Grup Başkanvekili M. Akif Hamzaçebi, TBMM Başkanlığı’na verdiği önergede, Riva Deresi ve havzasında yaşanan kirliliğin araştırılmasını istedi. Riva Deresi’nin 2005 yılından bu yana hızla kirlendiğine dikkat çekilen önergede, “Bu durum Türkiye’de nadir görülen bitki ve balık türlerinin yanı sıra endemik türlerin de azalmasına, göçmen kuşların doğal ortamlarının bozulmasına, av ve yabani hayatın tehlikeye girmesine, mesire alanları ile buradaki tesislerin eski cazibesini yitirmesine neden olmaktadır” denildi.

ÜLKEMİZ VE DÜNYAMIZ İÇİN BÜYÜK KAYIP

Riva Deresi ve havzasındaki bu olumsuzlukların mikro düzeyde İstanbullular, yerli ve yabancı turistler; makro düzeydeyse Türkiye ve dünya için önemli bir kayıp olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

“Diğer adı Çayağzı Deresi olan Riva Deresi, Kocaeli’nin Gebze ilçesine bağlı Tepecik köyü yakınlarından doğup, İstanbul’da Pendik ve Çekmeköy ilçelerinden geçerek Beykoz’da Karadeniz’e dökülmektedir. Toplam uzunluğu 70 kilometre olan akarsuyun 38 kilometrelik bölümünden su toplayan Ömerli Barajı 1972 yılında tamamlanmıştır. Ömerli Barajı, İstanbul’un içmesuyu ihtiyacının yüzde 48’ini karşılamaktadır.

Riva Deresi, Ömerli Baraj Gölü’nden sonra Koçullu, Ömerli, Sırapınar, Hüseyinli, Bozhane, Öğümce, Göllü ve Paşamandıra köylerinden geçerek denize döküldüğü yer olan Çayağzı’na ulaşmaktadır. Akarsuyun bu ikinci bölümü yüzde 75-80 oranında ormanlarla kaplıdır. Geri kalan toprakları ise tarım alanları ve otlaklar oluşturmaktadır.”

SEL FELAKETİNE İŞARET ETTİ

 

Söz konusu bölgede Toprak Koruma Projesi adı altında İl Tarım Müdürlüğünün izni ile dolgu adı altında hafriyat dökümü yapılmakta olduğuna işaret edilerek, “Bu durum bölgenin topografyasının değişmesine neden olacağı gibi çevre köylerin olası bir sel felaketinde su altında kalma riskini artırmaktadır” denildi.

Facebook Yorum

Yorum Gönder